YENİ Parti mahalle baskısı kurbanı oldu

11.08.2026 medyascope.tv

11 Ağustos 2026’da medyascope.tv'de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler, iyi sabahlar.
Önce Muğla Milletvekili Süreyya Öneş ve İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ‘‘hayır’’ diyeceklerini açıkladılar. Halbuki YENİ Parti çerçeve yasa konusunda nasıl bir karar alacağını belirlememişti. Ama çok ciddi tartışmaların olduğunu duyduk. Sonra dün sabah 10'da kapalı bir grup toplantısı oldu ve ondan sonra gazeteci arkadaşlarımız bize şöyle bir enformasyon verdiler. Tam enformasyon değil aslında. Ankara'daki arkadaşımız Özgecan'a sorduğumda bana dedi ki, "Özgür Özel konuşma yapacak. Kendisinin ‘‘evet’’ vereceğini söyleyecek ama grubu serbest bıraktıklarını söyleyecek." dedi. Fakat bunu bir kesin bilgi olarak değil, tahminle duyum karışımı bir şey olarak söyledi. Nitekim öyle oldu. Özgür Özel kimilerinin çok beğendiği bir konuşma yaptı ve sonunda da dedi ki, "Ben ve yönetici arkadaşlarımız ‘evet’ diyeceğiz. Grubumuzu serbest bırakıyoruz. Herkes kendi bölgesine göre karar verecek." dedi ve ondan sonra sosyal medyaya isimler düşmeye başladı.
Bazı isimlere şaşırdım. Bazı isimleri ilk defa duyduğumu fark ettim. Hiç bilmediğim isimler var. Şaşırdığım isimler var ama şaşırmadıklarım da var. Mesela 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı iken Cumhuriyet Halk Partisi'ni terörle, PKK ile iş birliği yapmakla suçlayan kampanyasında Ümit Özlale, sonra tabii ki bir şekilde CHP'ye geçti ve tabii ki ‘‘hayır’’ oyu vereceğini söyledi. Şaşırmadım. Ama şunu biliyorum: Bu isimler, ‘‘şu hayır dedi, bu evet dedi’’ meselesi YENİ Parti için iyi bir şey değil. Kendi deneyimimi aktardım size. Bazılarına şaşırdım. Tanıdığım, sevdiğim… Ben çünkü ‘‘evet’’ vermelerini bekliyordum. Bazı isimlere, bunu nasıl tartışacağımızı bilemiyorum. Ama şunu da biliyorum ki YENİ Parti içerisinde çok sayıda, içinde ve etrafına destekçileri arasında çok güçlü bir ‘‘hayır’’ vardı ve onlar da ‘‘hayır’’ diyeceklerini açıklayanlar, hayır oyu verenleri bir kahraman olarak görürken diğerlerine kuşkuyla bakacaklar. Bu hayırlı bir şey olmadı bence YENİ Parti için ama kendilerinin bileceği bir iş diyeceğim.
Benim bildiğim kadarıyla Özgür Özel tıpkı Cumhuriyet Halk Partisi'nin döneminde Meclis komisyonuna girilmesi kararında olduğu gibi burada da çerçeve yasaya bütün eleştirilere rağmen ‘‘evet’’ demekten yanaydı ama parti olarak, kişisel olarak değil. Kendisiyle yaptığımız bir söyleşide de daha ortada yasa yoktu taslak olarak ama aynı şeyi söylemişti, başka yerlerde de söyledi. Fakat parti içerisinde milletvekilleri ve birtakım grup başkanvekilleri arasında yasaya çok ciddi bir eleştiri olduğunu öğrendik. Bir direnç olduğunu öğrendik. Hatta kimileri diyor ki, ‘‘Evet, grup kararı alınsın ve ‘hayır’ verelim’’ diyenler de olmuş. Sonuçta böyle bir ara formül bulmak zorunda kaldı YENİ Parti. Bu bana rahmetli Profesör Şerif Mardin'in ‘‘mahalle baskısı’’ kavramını hatırlattı. 2007 yılında ben Washington'da gazetecilik yaparken hoca oraya gelmişti. Orada son çıkan bir kitabı üzerine röportaj yaptığımızda o mahalle baskısı lafını, kavramını gündemine getirmişti ve birden çok büyük bir ilgi görmüştü. ‘‘O mahalle baskısı ki herkesi döver’’ diyordu ve burada YENİ Parti mahalle baskısının dayanağını yedi bence. Onun kurbanı oldu.
Nedir bu mahalle baskısı? Özellikle sosyal medyada kendini gösteriyor ama başka mekanizmalar da var tabii. Ve yeni kurulmuş olan bir partiye üye olunması çağrısı yapan, halktan bağış vermesi için çağrı yapan bir parti böyle bir anda tabandan gelen ‘‘hayır’’ taleplerine gözlerini, kulaklarını kapayamadı anlaşıldığı kadarıyla. Ve sonuçta böyle bir ara formül bulundu. Bu bana neleri düşündürüyor? Bilmiyorum size ne düşündürüyor ama daha ilk başta, YENİ Parti kurulduğu ilk anda, ilk ciddi sınavda bence sınavı başarıyla geçemedi. Şunu söylemek istiyorum. Grup kararı olarak ‘‘hayır’’ da çıkabilirdi, ‘‘evet’’ de çıkabilirdi ama orada bir duruş olurdu. ‘‘Hayır’’ dediğiniz zaman sizin yeriniz Zafer Partisi, İYİ Parti, kısmen tam değil Anahtar Parti’nin yanı olurdu. Bir de çok ilginç bir şekilde genellikle batıda olan, sürece karşı çıkan Kürt milliyetçilerinin yanında olurdunuz. Sürece çünkü itiraz ediyor olurdunuz. Sürecin en kritik anlarından birisi olan bu yasaya itiraz ediyor olurdunuz ve safınız orada olurdu. ‘‘Evet’’ dediğiniz zaman iddiaya göre iktidarın yanında görünecekmişsiniz. Ben buna çok katılmıyorum. İktidar tek başına bunu yapmıyor. İktidar var ama DEM Parti de var.
DEM Parti yani büyük ölçüde Kürt kamuoyundan, Kürt seçmenden oy alan bir parti ve bu partinin oradaki varlığı çok önemli. Baştan Özgür Özel CHP'si komisyonda yer alarak DEM Parti'yi iktidarla baş başa bırakma politikasını açığa düşürmüştü ki Özgür Özel bunu hep söyledi, bize de söyledi. ‘‘Erdoğan'a rağmen’’ demişti. ‘‘Erdoğan bizi dışarıda tutmak istiyor’’ demişti. Şimdi ne oldu? Özgür Özel DEM Parti’yle ya da Özgür Özel ve parti yönetimi ve ‘‘evet’’ diyenler DEM Parti’yle ilişkilerini muhafaza ediyorlar. ‘‘Hayır’’ diyenler etmiyor gibi garip bir sonuçla karşı karşıya kalıyoruz. Bir diğer husus da şu: ‘‘DEM Parti burada iktidara teslim oldu. Ne hali varsa görsün’’ diyenler var. Bakın, 2023 seçimlerinde bu parti neredeyse kayıtsız, şartsız Cumhuriyet Halk Partisi'ni destekledi. Ardından tekrarlanan, yani ikinci tur öncesi Kılıçdaroğlu gitti, Ümit Özdağ'la protokol imzaladı. Buna rağmen yine, hepsi olmasa bile bir kısmı yine Kılıçdaroğlu'na verdi. Ardından 2024 yerel seçimlerinde çok kritik yerlerde ‘‘kent uzlaşısı’’ başlığıyla Cumhuriyet Halk Partisi adaylarına oy verdi ve birçoğunun seçilmesinde katkısı oldu. Bunun karşılığında ne aldı? Belki o kent uzlaşısında birkaç tane belediye meclis üyeliği almıştır. Ama şu zamana kadar CHP ile kurduğu ilişkide ‘‘CHP'ye teslim olmuş’’ diye tarif edilmeyen partinin şimdi ‘‘iktidara teslim olmuş’’ diye tarif edilmesi bana açıkçası abes geliyor.
Neyse, tekrar gelelim başa. Sonuçta ne oldu? Bir kısım CHP milletvekili ‘‘hayır’’ dedi, bir kısmı ‘‘evet’’ dedi ama zaten yasa geçiyordu. Yasa geçti. Bundan sonra yasa nasıl uygulanacak? Uygulanabilecek mi? Geri dönüşler başlayacak mı? Bunları tartışacağız ama aklımızda hep YENİ Parti’nin tam olarak billurlaşmamış pozisyonu kalacak. Kimileri şimdiden şunu söylüyor, Özgür Özel'e ‘‘elveda’’ diyenler var; ‘‘Kendisini sevmiştik ama ‘evet’ veriyor. Ben artık Özgür Özel'i desteklemiyorum’’ vesaire diyenler var. Tamam, bunlar desteklemiyor. Kimi destekleyecekler? Nereye yönelecekler? Şu anda iktidara alternatif kim var? Çünkü mesele iktidar karşıtlığı vesaire. Bu sorular ve sorunlar tam da Erdoğan'ın isteyeceği şeyler. Onu söyleyelim. Son olarak bir not da şu: Ekrem İmamoğlu hiç topa girmedi. Hiç. Yani Özgür Özel konuşana kadar Ekrem İmamoğlu'nu duymadık. Özgür Özel konuştu. Bütün yükü omzuna aldı. Bu da YENİ Parti ile ilgili bence not düşülmesi gereken bir husus. Hatta eşi Dilek Hanım, Dilek İmamoğlu kısa bir sosyal medya paylaşımı ile ‘‘Yüzümüzü millete dönelim’’ diyerek bir nevi ‘‘hayır’’ savunusu yaptı. Açıkça ‘‘hayır’’ demedi ama onu düşündü insanlar. Böyle bir şey yaptı. Bunu da bir not düşmek lazım. Çünkü Ekrem İmamoğlu'nun gerek adaylığı, gerek belediye başkanlığı, gerekse de cezaevine girdikten sonra özellikle Kürt seçmene yönelik düzenli, sistemli ve pozitif mesajlar verme geleneği vardı. Şimdi gördük ki bir ara vermiş. Burada da yine bence mahalle baskısı etkili olmuştur. Evet, bu konuyu daha çok konuşacağız. YENİ Parti’nin durumunu da çok konuşacağız. Ama bir yerde şimdilik keselim.
Ve bugünün ithafı bir büyük oyuncuya, Kirk Douglas’a olsun. Altı yıl önce 103 yaşında hayatını kaybetti. Hani derler ya Allah uzun ömür vermiş. Çekirdekten oyuncu, tırnaklarıyla kazımış gelmiş, yoksul bir ailenin çocuğu New York'ta. Ama ne yapmış, etmiş, oyuncu olmuş. Önce tiyatro, sonra sinema ve kimi romantik filmlerde de oynadı ama esas olarak polisiyelerde, tarihi filmlerde — işte görüyorsunuz burada Spartaküs — ve kovboy, western filmlerde oynadı. Çenesi, hep çenesi ile biliriz. Kendisi sert adamda bir numara idi, öyle söyleyelim. Dönemin bütün önde gelen, Amerikan sinemasının önde gelen yönetmenleriyle oynamış, önde gelen kadın oyuncularıyla oynamış ve bir diğer özelliği tabii biliyorsunuz, özellik mi denir buna, ne denir bilmiyorum ama Michael Douglas'ın da babası. Evet, Michael Douglas da babasının izinde gidiyor. Şu anda herhalde 80'ini aşmış olması lazım. Kirk Douglas bambaşka bir oyuncuydu. Gerçekten böyle. Ben onu hep Burt Lancaster'la birbirlerine benzetirim. Bu ‘‘Denizler Altında 20.000 Fersah’’, Jules Verne'den uyarlama. Birbirinden farklı filmlerde oynamış ve birçok filmin doğrudan yapımcılığını da üstlenmiş, hayatı sinema ile geçmiş bir büyük oyuncuydu. Kendisini saygıyla anıyorum.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
16.08.2026 Cübbeli Ahmet Hoca'ya da sıra gelir mi? |
15.08.2026 Yoksa Süleymancılara kayyum mu atanacak?
14.08.2026 Süleymancılar niçin hedef alındı? Sırada hangi cemaatler var?
13.08.2026 Resul Emrah Şahan ile söyleşi: “Siyaset, toplumdaki hazır öfkenin arkasından sürüklenmek değildir”
13.08.2026 Özgür Özel'i anlamak
12.08.2026 Süreç nasıl toplumsallaşır?
11.08.2026 YENİ Parti mahalle baskısı kurbanı oldu
10.08.2026 Bir oyunbozan olarak Selahattin Demirtaş
09.08.2026 Altüst oluşun eşiğindeki Kürt siyasi hareketi
08.08.2026 Prof. Mehmet Gürses ile söyleşi: Çerçeve yasa beklentileri karşılayabilecek mi?
16.08.2026 Cübbeli Ahmet Hoca'ya da sıra gelir mi? |
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı