Murat Aksoy: “Kılıçdaroğlu ile Özel bir şekilde ortak akıl geliştirmek zorunda”

21.05.2026 medyascope.tv

21 Mayıs 2026’da medyascope.tv'de yaptığımız söyleşiyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Ruşen Çakır: Dün seninle sohbet etmiştik Kılıçdaroğlu'nun videosu üzerine ve ertesi gün bu olay patladı. ‘‘ Kılıçdaroğlu bunu yaptığına göre butlan geliyor, haber almıştır’’ diye yorumlar yapıldı. Ben açıkaçsı: ‘‘O kadar da değildir’’ demiştim. Şimdi galiba ben yanılmışım, diyorum. Bu kadar üst üste olması tesadüf olabilir mi?
Murat Aksoy: Hayatta her şeyi tesadüfle açıklamak mümkün ama dünkü gelişmeler ve bugünkü mahkeme kararını birlikte düşündüğümüzde bunun çok tesadüf olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü şöyle bir şey oldu. Dün dediğin gibi kısa bir söyleşi konuştuk ama yazıştık daha çok. Hem Kemal Bey video yayınladı, Sayın Cumhurbaşkanının konuştuğu saatlerde. Sonra bir de bizim eski çalışma arkadaşımız Ali Haydar Fırat böyle 10 maddelik bir ‘‘deklarasyon’’ yayınladı. Bu belli ki planlanmış ya da eş güdümlü yapılmış bir şey. Nitekim gerek Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını işte 22 kişi ya da 17 kişi ya da Ali Haydar Fırat'ın metnini ortak paylaşanlar falan oldu. Sonrasında bugünkü gelen gelişmeyle anlıyoruz ki bunlar böyle birbirinden bağımsız olan gelişmeler değilmiş ne yazık ki.

Ruşen Çakır: Peki, Kılıçdaroğlu biliyorsun TGRT Haber'e ve TV100'e açıklamalar yaptı. CHP bunu aşar, işte herkes sükunetle karşılamalı vesaire dedi. Belli ki bekliyormuş. Görevi alacakmış. Eski parti meclisiyle beraber iş başına gelecek, öyle gözüküyor. Ama CHP yöneticileri de genel merkezi terk etmeyeceklerini söylüyorlar. An itibarıyla böyle bir durum var. İstanbul İl Merkezi'nde yaşadığımıza benzer bir olay mı bizi bekliyor?
Murat Aksoy: Evet. Zaten biz de izlediğimiz kadarıyla Ankara'daki genel merkezin etrafı demir barikatlarla örülmüş durumda. Nitekim ilgili mahkeme, valiye ve Yüksek Seçim Kurulu'nda, Çankaya 4 Nolu Yüksek Seçim Kurulu'na da bu kararı yollayıp gereğinin yapılmasını istemiş. Ama benim de bu bir iki saatlik kısa süreçte aldığım bilgiler bir kere Sayın Kılıçdaroğlu'nun ya da ona yakın isimlerin genel merkeze gitmeyeceği ve şu anda bu işleri ofisinden uzaktan yöneteceği şeklinde. Kaldı ki yarından sonra biliyorsun uzun bir bayram tatili var. Bu da belki düşünülerek yapılmış bir şey ama şu çok açık ki önceki yönetimde olan parti meclisinde ya da MYK'da olan isimlerin şu anda bir kısmı belediye başkanı, bir kısmı yurt dışında vesaire. Yani bence şu anda ortada bir kaos var ve ben eskiden beri dile getirdiğim gibi artık çok zor olsa bile ben hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu kurumsal tartışmalardan darbe almadan ya da en az darbe alarak çıkmasının yolunun hâlâ Özel ve Kılıçdaroğlu arasında bir organik hattın kurulabilmesinden geçtiğini düşünüyorum. Aksi halde yeni bir parti olur vesaire olur. O da zaten iktidarın istediği bir şey olur ve şu anda da zaten iktidar istediği her şeyi yapar durumda CHP bağlamında konuştuğumuz zaman.

Ruşen Çakır: Yani şunu mu diyorsun: Özgür Özel'le Kemal Kılıçdaroğlu pekâlâ bir yumuşak geçişte anlaşabilirler mi diyorsun?
Murat Aksoy: Bence anlaşmaları partinin yararına; bu da ancak şöyle bir şey olur. Bir şekilde doğrudan görüşmeseler bile ikinci, üçüncü adamlar ya da partinin tırnak içinde büyük abileri aracılığıyla bu olabilir ve parti kısa sürede belki yeniden bir olağanüstü kurultaya gidebilir. Çünkü aksi takdirde bu durum iktidar tarafından bir baskın seçimin fırsatı olarak da kullanılabilir. Hem de çok uzun olmayan bir zamanda, bu sonbahar bile olabilir pekâlâ.

Ruşen Çakır: Benim ama şu ana kadarki yansımalardan gördüğüm Kılıçdaroğlu böyle bir şeye yanaşmayacakmış gibi. Hatta dünkü videosunun bir anlamda Özgür Özel'in sözlerine cevap olduğu da söyleniyor. Malum o mezar meselesi, toprak meselesi falan. Yani sen ama diyorsun ki böyle bir olayı gerçekleştirebilir. Kimler mesela bunu sağlayabilir? Böyle aktörler var mı?
Murat Aksoy: Hayır. Şöyle bir şey; bunun için zaten bir süredir bazı temaslar var. Yani partinin eski meclisinde yer almış, sosyal demokrat düşüncenin Türkiye'deki bazı önemli akademisyenleri, siyasetçileri bu iki lider arasında doğrudan olmasa bile bazı temasları bir şekilde sürdürmeye ve bir araya gelmesinin parti için yararına dikkat çekiyorlardı. Ama bugünkü gelişmeden sonra bu belki daha zor olabilir ama bir taraftan da görüşmek için belki de bir fırsat da olabilir. Şimdi buradaki bütün mesele Kılıçdaroğlu'nun da Özgür Özel'in de sükunetle bir adım geriye çekilip eğer gerçekten partinin ve ülkenin iyiliğini düşünüyorlarsa nasıl ortak hareket edebiliriz ya da bu krizi parti olarak zayıflayarak değil güçlenerek aşabilir miyiz diye kendi kendilerine sormaları gerekiyor. Aksi takdirde ikisi de kazanmaz bu oyunda.

Ruşen Çakır: Hah tamam. İkisinin de kazanmaması hikayesinde şimdi nasıl bir seçenek var? Demin Evren Balta'nın bir analizini gördüm. Diyor ki, üç tane şey var. İlk seçenek içeride kalmak. İkinci seçenek yeni parti kurmak. Üçüncü seçenek partiden çıkmadan mahkemenin atadığı yönetimi siyasi olarak tanımamak. Yani içeride kalmak, sokağa taşımak vesaire. Yani Kılıçdaroğlu'nun ilk seçeneği bunu bir şekilde içe sindirip beklemek ve ilk kongreyi beklemek. İkinci seçenek ayrı parti kurmak. Üçüncü seçenek hiçbir şekilde bu olayı kabullenmemek şeklinde ama partinin içerisinde de kalmayı sürdürerek.
Murat Aksoy: Vallahi hocam şimdi buradaki hikaye şu. Şu anda muhalefet sadece CHP değil, muhalefet de iktidara karşı bir büyük muhalefet ve Türkiye'yi dönüştürme hedefi taşıyor. Şimdi yeni gelen yönetim bunu nasıl sağlayacak ya da Özgür Özel bu CHP'nin içinde bunu nasıl sağlayacak? Ben açıkçası çok emin değilim. Yani şu anda Özgür Özel yarından itibaren partinin grup başkanvekili mi olarak devam edecek yoksa Meclis'teki grup başkanı olarak mı devam edecek? Çünkü önceki görevi oydu. Açıkçası ben hani böyle parti içinde kalarak değil yani bir şekilde bu kararı zaten tanımayacaklar ama hukuki olarak da ortada bir karar var. Dolayısıyla bence eğer mevcut yönetimin gücü hâlâ mevcut delegeler üzerinden, yani 4 Kasım 2023 öncesindeki delegeler üzerinde bir gücü varsa bunu olağanüstü bir kurultay için harekete geçirmek üzerine bir siyaset izlemeleri gerekiyor. Ve burada parti içinde kalmak bu zamana yayıldıkça da zaten parti içindeki güç dengeleri, biliyorsunuz insanoğlu güçlüden yana durur konjonktürü olarak ve bence zaman uzadıkça da Özgür Özel ve ekibinin eli de bir anda zayıflar ve hani Kemal Bey'in zamanı bırakalım, yayalım demesi de belki o açıdan anlamlı. O yüzden ben hâlâ CHP'nin parti olarak bu krizi en az hasarla atlatabilmesinin yolunun hâlâ iki liderin doğrudan kendileri, ikinci, üçüncü adamları her kimse onların arasındaki bir buluşma, bir konuşma, bir ortak yol haritası üretmekle mümkün olduğunu düşünüyorum. Bence bunun için hâlâ şans var. Belki ben buna katılmasam bile ben hâlâ bunun için bir imkan olduğunu düşünüyorum. Nitekim Gazete Pencere'ye Özgür Özel'in verdiği bugünkü söyleşi aslında şunu diyor değil mi: Hani bu betona mozaik olma, bahçeye toprak ol, bağrında güller bitsin. Özgür Özel bununla birlikte Kılıçdaroğlu'nu kastetmediğini ifade etti zaten. Her ne kadar Kılıçdaroğlu'nun konuşması buna bir cevap içinde okunsa da ben hâlâ siyasette imkansızın imkansız olduğunu düşünüyorum. Ve bence hâlâ bu iki liderin birbiriyle doğrudan ya da dolaylı konuşmasının zorunluluğunun ve zaruretinin bence bütün CHP'liler tarafından fark edildiğini biliyorum. Bütün mesele bunun gereğini yapıp yapmamakta.

Ruşen Çakır: Şunu soracağım: Kılıçdaroğlu kongrede, kurultayda ikinci turda kaybetti. Bayağı bir desteği vardı ama sonra desteği azaldı. Özellikle de yerel seçimden sonra, yerel seçimde yeni yönetimin gösterdiği o büyük başarıdan sonra iyice etkisizleşti. An itibarıyla bakıldığı zaman son videosunu paylaşan 22'ydi değil mi milletvekili oldu. Kılıçdaroğlu'nun partide nasıl bir gücü var şu haliyle?
Murat Aksoy: Şu anda bu kararla birlikte o hani 17 ya da 22 neyse bu en fazla 30 olur. Ama bu zamana yayıldıkça bu kriz anı insanlar doğaları gereği güçlüden yana saf tutarlar ya da liderden yana saf tutarlar. Bu sayı biraz daha artabilir o yüzden. Ama buradaki mesele şu. Şimdi diyelim ki Kılıçdaroğlu'nu destekleyen sayısı 50 olsa bile bunların il örgütlerinde bir karşılığı yok. İlçe örgütlerinde bir karşılığı yok. Mevcut delegeler üzerinde bir karşılığı yok. Dolayısıyla bu siyaseten sürdürülebilir bir güç de değil. Hani bu açıdan da Kılıçdaroğlu ve ekibinin en zayıf yanı bu. Bence Kılıçdaroğlu'nun yanında olan insanlar şu andaki parti içinde ya da parti çevresinde siyasetçiler yok. Birtakım medyadaki isimler ve kanallar var. Eğer onları yeni parti yönetimine atayacaksa tamam. Yani siz ne dediniz başlangıçta? Kime konuştu? TGRT'ye konuştu. İşte başka bir kanala konuştu. Niye mesela Halk TV'ye, Sözcü'ye ya da size ya da daha başka bir kanala konuşmuyor bütün bu süreçte?

Ruşen Çakır: Biz aramadığımız için… Belki arasak konuşur.
Murat Aksoy: Bilmiyorum. Belki sizin de denemeniz gerekiyor yani. Yani niye sadece oraya konuşur hale geldi?

Ruşen Çakır: Evet. Şimdi herhalde genel merkez bu ihtimali biliyordu. Yüksek olduğunu da biliyordu. Konuşmak istemediler ama hazırlıkları yaptıklarını ve bir anlamda düğmeye basıp bütün mekanizmaları işleteceklerini varsayalım. 19 Mart'taki gösterilen olağanüstü direnç ve direniş ve Erdoğan'ı belki de 19 Mart yaptığında pişman eden, en azından ilk döneminde, böyle bir şey bekliyor musun yoksa CHP iyice yoruldu mu?
Murat Aksoy: Yok, ben öyle bir şey bekliyorum. Sadece hani benim korkum yarından itibaren böyle uzun bir bayram tatilinin başlıyor olması. Ama bence mevcut yönetim de eğer bu biraz önce bahsettiğim bir arada diyalog kanalını işletme gibi bir niyeti yoksa zaten bugünden itibaren benim aldığım bilgi böyle bir protesto sürecinin başlayabileceği. Kaldı ki bu bir taraftan da partiyi evet, parti yorulmuş olabilir ama bence bir yeniden motive eder. Hem yönetimi hem de partilileri. Ama burada kritik mesele şu. Biraz önce yayına bağlanırken sen ifade etmişsin. Burada bütün mesele sadece bu CHP'nin meselesi değil. Yani bugünkü verilen mahkeme kararıyla sadece CHP değil potansiyel olarak bütün partilerin başına gelebilecek bir durumun artık kapısı açıldı. O yüzden siyasetin alanı neredeyse sıfıra yaklaştı ve bu yüzden bu meseleye sadece Özgür Özel ve ekibinin değil bütün muhalefet partilerinin bir biçimde sahip çıkması bence çok çok önemli. Burada tabii ki kitlesel olarak İYİ Parti'yi ve DEM Parti'yi de bu işin içine dahil etmek gerekiyor. Dahil olmaları gerekiyor. Öyle diyeyim. Ama tabii ki Türkiye'de siyaset; işte DEM Parti için çözüm süreci meselesi, İYİ Parti için DEM Parti'nin yanında olmama meselesi gibi kritik noktalar var.

Ruşen Çakır: Tabii şu anda peş peşe açıklamalar geliyor. DEM de açıklama yapacak ve hatta DEM'den bir heyetin CHP genel merkezine gitmesi de söz konusuymuş. Türkiye İşçi Partisi açıklama yaptı. İYİ Parti yaptı. Zafer Partisi yaptı. Şu ana kadarki açıklamalar bu yönde gelişiyor. Murat, çok sağ ol. Daha çok konuşacağız seninle. Çünkü bu olayla bayağı yeni bir süreç başladı. Bakalım nasıl gelişecek diyelim. Çok teşekkürler tekrar.
Murat Aksoy: Ben çok teşekkür ediyorum. İyi yayınlar diliyorum. 



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
26.05.2026 Hani Kürt hareketi CHP'ye karşı Erdoğan'ın yanında saf tutacaktı!
24.05.2026 “Bay Kemal”in “ahlâk kavgası” ne kadar inandırıcı?
24.05.2026 Alişer Delek: “Yeni parti kurulmasından başka bir yol görmüyorum”
23.05.2026 Sahadaki Kimlik: Amedspor | Vahap Coşkun ile söyleşi
22.05.2026 Kadri Gürsel yorumluyor: Bu aslında bir partiyi kapatma kararı
22.05.2026 Mutlak butlan Erdoğan'ın derdine derman olur mu?
21.05.2026 Taha Akyol yorumluyor: Hiçbir hukukçunun havsalasının alamayacağı bir karar
21.05.2026 Onur Alp Yılmaz: “Bu karar, ABD’nin yeni Ortadoğu dizaynı arayışının bir uzantısı”
21.05.2026 Bülent Mumay: “İktidar CHP seçmeninin demokrasiden umudunu tamamen kırmak istiyor”
21.05.2026 Murat Aksoy: “Kılıçdaroğlu ile Özel bir şekilde ortak akıl geliştirmek zorunda”
26.05.2026 Hani Kürt hareketi CHP'ye karşı Erdoğan'ın yanında saf tutacaktı!
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı