‘‘Kesintisiz direniş hareketi’’: YENİ Parti’nin Üsküdar mitinginden izlenimler

13.09.2026 medyascope.tv

13 Eylül 2026’da medyascope.tv'de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler, iyi pazarlar.
Dün akşam İstanbul Üsküdar’da YENİ Parti’nin mitingini izledim. Aynı yerde tam bir yıl önce yine bir miting vardı. O sırada tabii ki partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi’ydi, 19 Mart sürecine yönelik olarak İstanbul’da ilçelerin hepsinde yapılan mitinglerin bir uzantısı olarak yapılmıştı ve orada Sinem Dedetaş da vardı tabii ki Üsküdar mitinginde. Ama şunu da söylemek istiyorum: 19 Mart sürecinden itibaren İstanbul’da yapılan çok sayıda mitingi yerinde izledim ve hemen hemen hepsinde Sinem Dedetaş’ı görmüştüm; yani kendi ilçesi dışındaki ilçelerdeki mitinglere de giden birisiydi eşiyle beraber ve dün de zaten eşi yine oradaydı. Kendisiyle kısa da olsa bir sohbet etme imkânı oldu. Haftada bir telefonla görüştüklerini söyleyince ‘‘Görüntülü görüşebiliyor musunuz?’’ dedim. Şu cevabı verdi, çok acı bir cevap: ‘‘Hayır. Çünkü suç örgütü sanıklarını görüştürmüyorlar.’’ Örgüt üyesi olma iddiasıyla yargılanıyor ya da tutuklandı Sinem Dedetaş. Ama hepimiz biliyoruz ki orada bambaşka bir hesap var. İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçesi olan Üsküdar’ı yıllar sonra CHP’nin almasının bir hesabı ve bir kadın belediye başkanı olmasının, nasıl söyleyeyim, cezalandırılması söz konusu.
Neyse, mitinge gelelim. Mitingde Özgür Özel’den önce konuşmalar oldu ve YENİ Parti’nin İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in konuşmasında bu yayının başına da çektiğim o cümle çok dikkatimi çekti: ‘‘kesintisiz direniş hareketi’’ kendilerini tanımlarken bunu söyledi. Bu çok da yanlış bir şey değil. Evet, bir kesintisiz direniş hareketi, özellikle 19 Mart’tan bu yana, yani 19 Mart 2025’ten bu yana ve ardından bir de 21 Mayıs yaşandı, mutlak butlan hikâyesi yaşandı; siyasi iktidar sürekli yargı yoluyla bir şeyler yapmaya, önlerine engel çıkartmaya çalışıyor, onlar da bunu aşmaya çalışıyorlar, bunu püskürtmeye ve iktidarı almaya yani seçimde iktidara gelmeye çalışıyorlar. Ama şunu özellikle söylemek istiyorum burada: Kesintisiz direniş hareketindeki ‘‘direniş’’ ve ‘‘hareket’’ lafları daha çok solun kullandığı şeyler. Kesintisiz de bilenler bilir, Mahir Çayan’ın temel tezlerinin başlığıdır; kesintisiz devrim önermesi vardır. Neyse, bunu bir not olarak düşelim ama şu benim için çok önemli. Miting başlamadan önce orada YENİ Parti’nin kurmaylarıyla ayaküstü de olsa sohbet ediyorduk. Bunların çoğu Özgür Özel’le beraber Anadolu’ya giden, orada onun yaptığı halk buluşmalarını izleyen kişiler. Bir tanesi bana şunu söyledi: ‘‘Geçmişte nasıl Kürt hareketi ya da İslami hareket devletle mücadele ede ede ya da iktidarla mücadele ede ede, kendi önlerine çıkartılan engelleri aşa aşa geliştiyse, biz de belki de tarihimizde ilk kez bir siyasi harekete dönüşüyoruz, siyasi partiden çok, siyasi parti olmanın ötesinde bir siyasi hareket.’’
Bu çok anlamlı. Tabii cumhuriyeti kuran bir partinin devamı olma iddiasındakiler için siyasi iktidarın, devletin kendi önlerine çıkarttıkları engellerle mücadele ede ede parti olmanın ötesinde bir harekete dönüşme ihtimali gerçekten önemli. Olup olamayacağını bilmiyoruz ama onca yaşanan şeyden sonra Özgür Özel’in, YENİ Parti’nin Üsküdar’da bir yıl önceki kadar, belki de daha fazla kalabalığı toplayabilmesinin bir anlamı var. Ve orada tabii ki mitingde en çok dikkat çeken yine orta yaş ve üstü ve kadınlar; gençler de var tabii, haksızlık etmemek lazım. Ama esas olarak onların ellerinde bayraklarla ki çoğu Türk bayrağıydı, ona tanıklık ettim, ellerinde bayraklarla şehrin değişik yerlerinden oraya gelmeleri ve bir saat boyunca dinleyip, bir cumartesi akşamı dinleyip tekrar evlerine dönmeleri.
Evet, bir hareket oluşuyor olabilir ama ortada hâlâ sorunlar var. Onlardan birisi de tabii ki Özgür Özel’in tabiriyle ‘‘hainler’’. Evet, dünkü konuşmasının önemli bir bölümünü kendilerine ihanet edenlere ayırdı, isim isim verdi. Kimler mesela? Tabii ki Aydın belediye başkanı. Ne deniyor? ‘‘Topuksuz Efe’’ diyorlar artık. Ama esas olarak İstanbul. İstanbul’da da Çekmeköy’ün, Tuzla’nın ve diğer ilçelerin, Beykoz’daki belediye başkanvekili de dahil, bunlara tek tek değindi. Özellikle Tuzla’yla ilgili, Eren Ali Bingöl’le ilgili ki kendisi Alevi ve Eren adı da Aleviliğinden mütevellit diyelim, Alevilerin daha çok kullandığı bir isim. Ne diyordu? ‘‘Korkudan tir tir titreyen, adını hak etmeyen’’ diye bahsetti. Ondan sonra şunu söyledi isimleri verip; Üsküdar Belediyesi meclis üyesi olup sonradan AKP’ye geçen dört kişiyi tek tek adlarıyla ve kendisine göre, Özgür Özel’e göre neden gittiklerine dair şeyler anlattı, isimlerini verdi ve en sonda dedi ki: ‘‘Hainleri, satılmışları alıp tepe tepe kullansınlar.’’ Bu işte bir hareket olmanın da bir yansıması belki. Çünkü hareket olma, kesintisiz direniş hareketi bedel ödemeyi gerektiriyor. Yani tekrar dönecek olursak YENİ Parti kurmayının bana söylediği: ‘‘İslamcılar, Kürt hareketi gibi biz de oluyoruz’’, ama buralarda çok ciddi bedeller ödendi ve o bedelleri ödemek istemeyen bazıları da iş birliğine gitti, yani saf değiştirdi. Burada da bu tür dönmeleri yani Özgür Özel’in tabiriyle hainlikleri bu anlamda görmek lazım.
Peki Özgür Özel ne söylüyor? Bunu ne zamandır halk buluşmalarında da görüyoruz: ‘‘Sandık’’ diyor, ‘‘sandığa kadar sabır.’’ Bu çok önemli bir husus. Şimdi siz bir harekete dönüşürken aynı zamanda o hareketi kontrol edebilmek ve birtakım istenmeyen yerlere doğru savrulmasını engellemek zorundasınız. 28 Şubat sürecini çok iyi hatırlıyorum; o dönemde Necmettin Erbakan hareketin bir yerlere doğru savrulması ihtimaline karşı hep ayakları frende gitti. Yani mağduriyetler yaşandı, hükümeti kaybetti, partisini kaybetti, kendisine siyasi yasak geldi ama ne yaptı? Dişini sıktı belki ve sonra kendisi olmasa bile kendisinden türemiş olan AK Parti birkaç yıl sonra tek başına iktidara geldi ve 25 yıldır ülkeyi yönetiyor. Ama o tarihte 28 Şubat’ın sıcağı sıcağına birilerinin söylediği gibi birtakım radikal tepkiler hayata geçirilmiş olsaydı işin rengi bambaşka olabilirdi. Evet, bu anlamıyla harekete dönüşme ihtimalinin öneminin altını çizmek lazım ama buradaki riskleri de akılda tutmak lazım. Sandık meselesine tekrar gelecek olursak, sandık konusunda da birtakım hilelerin vesairelerin olabileceğini de kabul ediyor Özgür Özel ama ne diyor? Sandığa kadar sabır.
Evet, bu YENİ Parti mitingi meselesini kapatmadan önce şunu söyleyeyim: Orada İstanbul’da YENİ Parti ilk mitingini yaptı, ‘‘ilk eylem’’ diyor kendisi Özgür Özel buna, ilk miting ilk eylem yaptı. Birçok kişi hâlâ ‘‘Mitingler artık anlamlı mı değil mi?’’ diyor ama dün izlemiş birisi olarak bence hâlâ bir anlamı var, çünkü oraya gelen insanlar için her şeyden önce bir anlamı var. Televizyonlardan izleyenlerin sayısı arttı mı azaldı mı bilmiyorum ama şu notu düşmek istiyorum: Orada muhabir arkadaşlarımız dışında, ki hepsi işlerini layıkıyla yapıyorlar, Murat Aksoy ve benden başka gazeteci yoktu. İnsanlar yani bizim meslektaşlarımız bu tür şeyleri ya uzaktan ya da birilerinin anlattıklarından dinlemeyi herhâlde tercih ediyorlar ama eğer gerçekten bir hareketin doğuşu yaşanıyorsa o hareketin doğuşunu yerinde izlememenin eksikliğini yaşayacaklardır diyeyim.
Bugün kurgu bilimin çok önemli bir, nasıl söyleyelim, kralı belki de: Philip Dick. Amerika Birleşik Devletleri’nin ve dünyanın yetiştirdiği en büyük kurgu bilim yazarlarından birisi Philip Dick. 1982 yılında öldüğünde 53 yaşındaymış ve 44 roman, 100’ü aşkın hikâyesi var. Bunlar genellikle o dönemin, kendi döneminin kurgu bilim dergilerinde yayınlanıyor ama özellikle ölümünden sonra Hollywood Philip Dick’i çok ciddi bir şekilde keşfetti. Bunların hepsinin birer birer filmi çekildi. Mesela Harrison Ford’un oynadığı bir film hangisiydi? ‘‘Blade Runner’’. Onun bir de devamı çekildi. ‘‘Total Recall’’da Arnold oynadı. ‘‘Minority Report’’ta ‘‘Azınlık Raporu,’’ Tom Cruise oynadı ki bunu Spielberg çekmişti diye hatırlıyorum. ‘‘Adjustment Bureau’’ burada benim gözde oyuncularımdan Matt Damon var. Bir de dizi hâlinde ‘‘Yüksek Kaledeki Adam’’ diye çevirmeye çalıştığım, ama herhâlde kötü bir çeviri, ‘‘The Man in the High Castle.’’ Philip Dick’i Metis’te öğrenmiştim, tabii ki orada Bülent Somay’dan, yine çok sık kendisine referans vermeye başladım ama ondan öğrenmiştim ve ben esas polisiyeciyim ama kurgu bilimin iyileri de hakikaten çok iyi oluyor ve Philip Dick bu anlamda gerçekten müthiş birisi. Tabii şimdi yaşadığımız şeyleri düşünürseniz, yapay zeka tartışmalarını, hele şu son günlerde iyice kızıştı; ‘‘Dünyanın sonu mu geliyor?’’, ‘‘Robotlar bizi yönetecek mi?’’ vesaire gibi, onun söylediklerinin hiç de o kadar gerçek dışı olmadığını görüyorsunuz. Evet, bir kedili fotoğrafıyla Philip Dick’e veda edelim.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
13.09.2026 ‘‘Kesintisiz direniş hareketi’’: YENİ Parti’nin Üsküdar mitinginden izlenimler
12.09.2026 Mansur Yavaş'ın seçimi
11.09.2026 25 yıl sonra Usame bin Ladin ve El Kaide'den geriye ne kaldı?
10.09.2026 Abdülkadir Selvi haklı mı, "İmamoğlu efsanesi çöktü" mü? |
09.09.2026 Üsküdar dersleri: Yoksa seçimleri boşuna mı yapıyoruz?
08.09.2026 Aleviler çözüm sürecine nasıl bakıyor? (3): Ali Kenanoğlu ile söyleşi
08.09.2026 Ahmet Davutoğlu soruşturmasının ortaya çıkardığı Türkiye gerçekleri
07.09.2026 Kürt siyaseti bölünüyor mu?
06.09.2026 DEM Parti'nin veda kongresi
05.09.2026 Aleviler çözüm sürecine nasıl bakıyor (1): Turgut Öker ile söyleşi
13.09.2026 ‘‘Kesintisiz direniş hareketi’’: YENİ Parti’nin Üsküdar mitinginden izlenimler
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı